|

ADANA MOBİLYA FUARI 2016

Son yılda ekonomi, Mobilya sektöründe durma noktasına geldi. Koalisyon görüşmelerinin ‘gönülsüz’ sürdürülmesinin yarattığı hayal kırıklığına, son günlerde yeniden tırmanın terör eylemlerine karşı ülkenin girdiği ‘savaş pozisyonu’nun olumsuz etkileri de eklendi. Siyasi belirsizlik yerli ve yabancı yatırımcıyı tedirgin etmekte. Bu tedirginlik tüm sektörleri vurmaya başladı. Ekonominin sürükleyici sektörlerinde çarklar yavaşlarken, mobilya sektörünün bile ekonomik durgunluktan etkilendiği gözlenmekte.FU
Genel mobilya üretiminin %10’unu tek başına karşılayan ve klasik mobilya iskeleti üretiminde Türkiye’nin lideri Adana’da düzenlenen fuar, özellikle klasik mobilya konusunda ülkemizin ve bölgesinin tek fuarı olma özelliği ile ön plana çıkıyor.ADANA MOBİLYA DEKORASYON FUARI,44.358 konu ile ilgili ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır.54 firma ve firma temsilciliği katılmıştır.
Bosna Hersek, Gürcistan, Irak, İran, KKTC, Makedonya,
Sırbistan ve Tunus’tan ziyaretçi heyetlerini 2014 Yılında ağırlamıştır. Geçmiş yıllarda yapılan fuar çalışma sonu. ve bilgileri.ve yeni yapılacak fuar hakkında.Adana Mobilya ve Dekorasyon Fuarı 2016 10. Ev ve Ofis Mobilyaları, Dekorasyon, Aydınlatma, Ev Tekstili, Bahçe Mobilyaları, Ev Elektroniği ve Aksesuarları Fuarı
TARİH:
25 – 30 Ekim 2016
ZİYARET SAATLERİ:
25- 30 Ekim 2016 : 10.00 – 19:00
YER:
Tüyap Adana Fuar ve Kongre Merkezi – Çukurova / ADANA
Metin DELİ — EKOL MOBİLYAmetin deli
Mevcut siyasi durumun belirsizliğini koruması Hem vatandaşı hem de piyasayı germekte. Üstelik ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamı özellikle döviz kurlarının nereye gideceği belli olmayan, Büyüme hızının çok düşük olduğu bir memlekette ekonomik anlamda başımıza ne gelecek diye ben de herkes kadar tedirginim.
Savaşın pozisyonuna giriş, dövizin fiyatlarının ve faizlerin yükselmesi, Mobilya sektörü diğer sektörleri de etkileyen lokomotif sektörlerden biri; burada hareket oldu mu yan sanayide de hareket oluyor. Tüketici önceki yıllarda hem ev hem de Mobilya alabiliyordu. Şimdi ne Mobilya alabiliyor, ne ev alabiliyor. Milletin dolar beklentisi var. Doların 3 bin TL olacağını bekleyenler var. Faizlerin yükselmesi var. Geçmişte faiz de dolar da belli bir segmentte gidiyordu. Tüketicinin hükümete güveni vardı, Şu an dövizde olan dövizde kalıyor. Parası olan faizde kalıyor. Sırf piyasanın belirlenmesi için. Hükümet kurulursa piyasaya güven gelecektir. Bu güven doğrultusunda millet önünü görecek, daha rahat edecek. Yabancı ortaklı firmaların Türkiye’den çekilmeye başlaması ekonominin yolunda gitmediğini gösteriyor. İstikrarın olmayışı, şartların zor oluşu, her şeyin kişilere bağlı olması, sistemin kendi kuralları içinde yürüyememesi, ekonominin birileri dur dedi mi durması, yani yapısal ve yönetimsel bozukluklar yüzünden ekonomi iyiye gitmiyor. Belli bir kesim almış yürüyor, onlar da kendi içinde alış veriş yaptıkları için kendilerine faydası var. Kazan- kazan politikası gibi bir sistem kurmuşlar ortaklaşa büyüyor, kartopu gibi büyüyor belli bir kesim. Ekonomik büyüme topluma eşit olarak yansımıyor; bu da bazı sektörleri zor durumda bırakıyor.İyi bir zamanda değiliz. Mobilya sektörü yıllardır cari açığı olmayan her yıl yüzde 8 büyüme kaydeden bir sektör. Şimdilerde en çok ihracat yaptığımız ülkelere ihracat yapamaz hale geldik. Döviz girdimiz olan, ihracat yaptığımız ülkelerle bugün dargınlık var, bu nedenle de tercihleri başka ülkeler oluyor. İhracatın düşmesinin yanında iç piyasada da istediğimiz noktada değiliz. Yıllardır Mobilya’da bir pastamız vardı. Bu pasta her geçen gün küçülüyor. Rakipler çoğaldıkça bize düşen pasta dilimleri de küçülüyor. Yine de benim şahsi görüşüm Mobilya sektöründe gelinen büyüme noktasında bu pastanın da büyümesi gerekirdi. Adana’da bu kadar bina yapıldığını hiçbir devirde yaşamadık. Yeni evlenen çiftler evlerini vadeyle alıyorlar. Borca girdikleri için de mobilya almıyorlar. Borç ödemekten mobilya almaya sıra gelmiyor. Ucuz olsun diye yurtdışından gelen mobilyaları satın alıyorlar. Bilmiyorlar ki o mobilyaların çoğu kanserojen hammaddeyle yapılıyor. Bizim sektör hammadde bakımından dışa bağımlı değil. O sebeple bir cari açık vermiyoruz. İmalatta çalıştıracak kalifiye personelimiz zaten yok. Çırak yetişmediği için acilen sanat okullarına ağırlık verilmesi gerekiyor. Mobilya üretiminde dünya sıralamasında bundan 6-7 yıl önce 23’üncü sıradaydık. Bugün 11’inci sıraya yükseldik. Gelinen noktada Türk mobilya sektörü çok büyük bir yol kat etmiştir. Ama hammaddeden önce insan gücüne ihtiyaç vardır. Sanatkâr yetişmesi gerekiyor. Sanat okullarına ağırlık verilmesi gerekiyor.
Ali SÜNGÜRLÜ —– DOĞUŞ KARDEŞLER İSKELET
Devlete düşen görevler var: Ülkemizde Umarım daha fazla kriz yaşamayız.
En büyük sıkıntımız katma değerin yüzde 18 olması. Bu yüzde 18 bugün kumaşta yüzde 8’e çekildi. Maliye bakanlığıyla görüşmeler olmuştu; o zaman yüzde 12’ye çekilmişti mobilyadaki KDV. Fatura kesmeyen insan fatura kesti. Maliye daha çok vergi topladı, ama tekrardan dönüldü yüzde 18’e. Elmasın, pırlantanın sıfır KDV ile satıldığı bir ülkede mobilyaya % 18 KDV çok yüksektir.

Etiketler: ,

Yorum Yapınız